Güncel 30 Mayıs 2026 📖 2 dk okuma

Yeşil Dönüşümün Sınıfsal Bedeli: Adil Geçiş ve İşçi Sınıfı

2026'da dekarbonizasyon süreçleri sanayi emekçilerini nasıl etkiliyor? Yeşil kapitalizm karşısında adil geçiş mücadelesini proletarya.com ile inceleyin.

✍️ Proletarya.com Editörlük

Ekolojik Kriz ve Sınıf Mücadelesinin Kesişimi

2026 yılında küresel iklim politikaları, Türkiye sanayisinde köklü değişimleri zorunlu kılmıştır. Ancak 'Yeşil Dönüşüm' (Green Deal) adı altında yürütülen süreçler, sermaye birikim rejimini korurken faturayı işçi sınıfına kesmektedir. proletarya.com olarak, ekolojik krizin müsebbibi olan sermayenin, 'yeşil'leşirken işçileri işsizliğe mahkum etmesine Adil Geçiş perspektifiyle karşı çıkıyoruz.

Yeşil Kapitalizm mi, Eko-Sosyalizm mi?

Sermaye sınıfı, karbon vergileri ve emisyon ticaret sistemleri aracılığıyla kendi kâr marjlarını korumaya çalışırken, ağır sanayi bölgelerinde (Zonguldak, Kocaeli, Aliağa) binlerce işçi 'atıl' duruma düşme riskiyle karşı karşıyadır. Adil Geçiş, sadece bir çevre politikası değil, bir sınıf talebidir. İşçilerin mevcut becerilerinin yeni enerji sistemlerine aktarılması ve bu süreçte hiçbir hak kaybı yaşamaması esastır.

  • Yeniden Vasıflandırma: Fosil yakıt sektöründeki işçilerin yeşil teknoloji alanında eğitilmesi devlet ve sermaye yükümlülüğüdür.
  • Kamusal Enerji: Enerji üretiminin kâr odaklı özel şirketlerden alınıp kamulaştırılması, ekolojik yıkımı durdurmanın tek yoludur.
  • İş Kısalması: Teknolojik dönüşüm, işten çıkarmalara değil, haftalık çalışma saatlerinin (30 saat) düşürülmesine hizmet etmelidir.

Ekolojik yıkım, kapitalizmin doğayı bir meta olarak görmesinin doğrudan sonucudur. proletarya.com analizlerine göre, gerçek bir yeşil dönüşüm ancak üretim araçlarının toplumsallaştırıldığı ve üretimin kullanım değeri üzerine kurulduğu bir sistemde mümkündür. 2026'da emek hareketi, çevreci talepleri sınıf mücadelesinin merkezine yerleştirmek zorundadır.

Bu Yazıyı Paylaş