Emperyalist İşbölümü ve Tekstil Sektörü
2026 yılında küresel kapitalizm, kâr oranlarındaki düşüşü dengelemek için üretim maliyetlerini Küresel Güney'e kaydırma stratejisini derinleştirmiş durumda. Bangladeş, Vietnam ve Türkiye gibi ülkeler, tekstil tekellerinin 'ucuz emek cenneti' olarak kurgulanmaktadır. Ancak proletarya.com analizleri, bu ülkelerdeki işçi sınıflarının artık birbirlerinden kopuk değil, enternasyonal bir bilinçle hareket etmeye başladığını gösteriyor.
Tedarik Zinciri Yasaları ve İşçi Denetimi
Avrupa Birliği'nin yeni yürürlüğe koyduğu 'Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Direktifi', kağıt üzerinde işçi haklarını korumayı vaat etse de, pratikte taşeronlaşma ve kayıt dışı çalıştırma engellenemiyor. Türkiye'deki tekstil atölyelerinde 2026 itibarıyla mülteci emeği ve güvencesiz çalışma, sektörün temel taşı haline gelmiştir. Bu durum, Marksist teorideki yedek sanayi ordusu kavramının güncel bir tezahürüdür.
Enternasyonalist Dayanışmanın Gücü
2026'nın ilk yarısında, Bangladeşli işçilerin başlattığı grevin Türkiye'deki yan sanayi fabrikalarında dayanışma eylemleriyle karşılık bulması, küresel proletaryanın gücünü göstermiştir.
- Küresel toplu sözleşme talepleri
- Sınır ötesi sendikal ağların kurulması
- Markaların sömürüden doğrudan sorumlu tutulması
Bu mücadele hattı, işçi sınıfının sadece yerel değil, küresel bir aktör olduğunu kanıtlıyor. proletarya.com olarak, tekstil işçilerinin bu sınır aşan direnişini ve sermayenin küresel saldırılarına karşı örülen barikatları takip etmeye devam edeceğiz.