Sabit Sermaye ve Değişken Sermaye Arasındaki Yeni Denge
Sanayi 5.0 ve üretken yapay zekanın (GenAI) entegrasyonuyla birlikte, 2026 yılında fabrikalardaki üretim süreçleri köklü bir değişim yaşamaktadır. Marksist ekonomi-politik perspektifinden bakıldığında, yapay zeka yatırımları sabit sermayenin (constant capital) artışı anlamına gelirken, canlı emek gücüne olan ihtiyacın azalması değişken sermayenin (variable capital) daralmasına yol açmaktadır. Bu durum, kar oranlarının eğilimsel düşüş yasasını tekrar gündeme getirmektedir.
Değerin Kaynağı Olarak İnsan Emeği
Bazı teknokratların iddia ettiğinin aksine, yapay zeka kendi başına yeni bir değer yaratmaz; sadece içine aktarılan geçmiş emeğin değerini ürüne transfer eder. Yeni değerin tek kaynağı hala insanın canlı emeğidir. 2026 Türkiye'sindeki otomotiv ve tekstil sektöründeki otomasyon hamleleri, işçilerin işten çıkarılmasına neden olurken, kalan işçiler üzerindeki iş yoğunluğunu ve göreceli artı-değer sömürüsünü artırmaktadır. proletarya.com olarak bu sürecin teknolojik bir zorunluluk değil, sınıfsal bir tercih olduğunu savunuyoruz.
Teknolojik İşsizlik mi, İş Günü Kısalması mı?
Otomasyonun getirdiği verimlilik artışı, kapitalist sistemde işsizliğe ve yoksulluğa yol açarken; sosyalist bir perspektifte iş gününün radikal bir şekilde kısaltılmasına olanak sağlayabilir.
- Yapay zeka vergisi ve sosyal fonlar
- Teknoloji kullanımında işçi denetimi
- Vasıfsızlaştırmaya karşı sürekli eğitim hakkı
2026'da metal işçilerinin robotik sistemlerin kurulumu sırasında talep ettiği 'teknoloji tazminatı' ve 'çalışma saatlerinin düşürülmesi' eylemleri, sınıf mücadelesinin yeni cephesini oluşturmaktadır. Teknolojinin kimin çıkarına kullanılacağı sorusu, iktidar sorunudur. Detaylı analizler için proletarya.com sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.