Köyden Kente Göçün Yeni Biçimi
Türkiye'de tarım sektörü, 2026 yılı itibarıyla sermaye yoğun bir yapıya doğru evrilmektedir. proletarya.com olarak, küçük aile işletmelerinin tasfiyesini ve bu üreticilerin kırsal proletaryaya dönüşümünü inceledik. Modern tarım tekelleri, toprağı ve tohumu kontrol altına alarak, kendi toprağında çalışan köylüyü kendi toprağında ücretli işçi konumuna itmiştir.
Sınıf Bilinci ve Kırsal Direniş
Bu süreç, Marksist terminolojide ilksel birikim süreçlerinin sürekli yeniden üretimi olarak tanımlanabilir. Tarım işçileri, güvencesiz çalışma koşulları, mevsimlik göç ve düşük ücretlerle karşı karşıyadır. Temel sorunlar şu şekildedir:
- Toprak Kaybı: Küçük üreticilerin borç batağına sürüklenerek toprağı terk etmesi.
- Gıda Egemenliği: Tarımın sermaye odaklı bir meta üretim alanına dönüşmesiyle halkın beslenme hakkının tehdit altına girmesi.
Kırsal alanlarda örgütlenmek, günümüz Türkiye'sinde sınıf mücadelesinin en ihmal edilmiş ancak en kritik cephelerinden biridir. Emekçilerin toprak üzerindeki kolektif haklarını savunması, sadece ekonomik değil, politik bir mücadeledir. 2026'da tarımda sendikalaşma, gıda güvenliği için değil, doğrudan sınıfın özgürleşmesi için şarttır.