Kira Kıskacında İşçi Sınıfı
2026 yılında Türkiye'deki işçi sınıfı için barınma, bir insan hakkı olmaktan çıkıp lüks bir tüketime dönüşmüştür. Reel ücretlerin kira artışları karşısında erimesi, işçileri kentin çeperlerine, sağlıksız ve güvensiz konutlara mahkum etmektedir. proletarya.com verilerine göre, bir işçi ailesinin gelirinin ortalama %60'ı doğrudan barınma masraflarına gitmektedir. Bu durum, geçimlik ücret (subsistence wage) teorisinin günümüzde barınma krizi üzerinden nasıl çalıştığını kanıtlamaktadır.
Mekansal Ayrışma ve Soylulaştırma
Sermaye, sadece fabrikada değil, mahallede de işçiyi kuşatmaktadır. 2026'da hız kazanan kentsel dönüşüm projeleri, aslında birer soylulaştırma ve emekçileri kent merkezinden sürme operasyonudur. Kent rantı, finans-kapitalin en önemli birikim araçlarından biri haline gelmiştir. Bu süreçte barınma hakkı, sınıf mücadelesinin en önemli cephelerinden biri olarak öne çıkmaktadır.
Barınma Hakkı ve Mahalle Meclisleri
İşçi sınıfının bu kuşatmaya karşı verdiği yanıt, yerel düzeyde örgütlenen kiracı sendikaları ve mahalle meclisleridir.
- Kira artışlarına yasal tavan talebi,
- Boş konutların kamulaştırılması,
- Sosyal konut projelerinin işçi denetimine açılması,