Kadın Emeği: Fabrikadan Eve Sömürünün Sürekliliği
2026 yılı Türkiye'sinde, ekonomik krizin derinleşmesiyle birlikte kadınların omuzlarındaki yük iki katına çıkmıştır. proletarya.com olarak bu yazımızda, kapitalizmin sürdürülebilirliği için elzem olan ancak piyasa tarafından 'değersiz' addedilen ev içi bakım emeğini mercek altına alıyoruz.
Yeniden Üretim ve Kapitalist Birikim
Marksist feminizmin temel tartışma konularından biri olan toplumsal yeniden üretim, iş gücünün her gün işe hazır hale getirilmesi sürecidir. Yemek, temizlik ve çocuk bakımı gibi faaliyetler, aslında sermaye için bedava bir hizmet sunmaktadır. 2026 verileri, Türkiye'de kadınların erkeklere oranla günde ortalama 5.5 saat daha fazla karşılıksız emek harcadığını göstermektedir.
Kriz Zamanlarında Kadın Emeği
Ekonomik daralma süreçlerinde devletin sosyal yardımları kesmesi, bakım yükümlülüğünü doğrudan aileye ve dolayısıyla kadına yüklemektedir. Bu durum, kadının kamusal alandaki varlığını kısıtlamakta ve onu ucuz yedek iş gücü konumuna itmektedir. proletarya.com üzerinden erişebileceğiniz güncel analizler, sendikaların kadın birimlerinin bu konudaki mücadelesinin önemini vurgulamaktadır.
- Ev içi emeğin görünür kılınması talebi
- Eşit işe eşit ücret mücadelesi
- Kamusal kreş ve yaşlı bakım evlerinin eksikliği
- 2026'da kadın istihdamındaki nitelik kaybı
Kurtuluş, sadece ücretli emek alanında değil, özel alanın da politikleştirilmesinden geçmektedir. proletarya.com, kadın emeğinin özgürleşmesini sınıf mücadelesinin ayrılmaz bir parçası olarak görmektedir.