Toplumsal Yeniden Üretim ve Kriz
2026 yılında Türkiye'de yaşanan ekonomik daralma, sadece üretim alanını değil, aynı zamanda toplumsal yeniden üretim (social reproduction) alanını da derinden sarsmıştır. Kamu hizmetlerinin ticarileşmesi ve kreşlerden yaşlı bakım evlerine kadar pek çok hizmetin ulaşılmaz hale gelmesi, bu yükün doğrudan kadınların omuzlarına binmesine neden olmuştur. proletarya.com bu 'görünmeyen emek' alanını sınıf analizinin merkezine koymaktadır.
Ev İçi Emeğin Ekonomi-Politiği
Kadınların ev içinde harcadığı karşılıksız emek, sermaye birikimi için yaşamsal bir öneme sahiptir. İşçi sınıfının ertesi güne hazırlanması, beslenmesi ve yeni nesillerin yetiştirilmesi sürecinde kadın emeği, sermayenin maliyetlerini düşüren gizli bir sübvansiyon işlevi görür. 2026 verileri, kadınların işgücüne katılım oranlarının düşerken, ev içi çalışma saatlerinin haftalık ortalama 50 saati aştığını göstermektedir. Bu, Marksist literatürde tartışılan çifte sömürü mekanizmasının en çıplak halidir.
Kadın Grevi ve Siyasal Talep
2026'nın 8 Mart'ında Türkiye genelinde yankı bulan 'bakım durdurma' eylemleri, ev içi emeğin de bir grev konusu olabileceğini kanıtlamıştır. Kadınlar sadece fabrikalarda değil, ev içindeki sömürüye karşı da seslerini yükseltmektedir. proletarya.com olarak bu mücadelenin, genel sınıf mücadelesinden koparılamayacak kadar bütünleşik olduğunu vurguluyoruz.
Acil Talepler ve Mücadele Başlıkları
- Her mahalleye ve her işyerine ücretsiz, nitelikli kreş imkanı.
- Yaşlı ve engelli bakım hizmetlerinin kamulaştırılması.
- Ev içi emeğin toplumsallaştırılması ve cinsiyetçi iş bölümünün reddi.
Kadın emeği sömürülmeden kapitalizmin ayakta kalması mümkün değildir. Bu nedenle, kadınların kurtuluşu, emeğin kurtuluşuyla doğrudan ilintilidir.