Ücretlerin Göreli ve Mutlak Yoksullaşması
2026 Türkiye'sinde ekonomi yönetimi enflasyonla mücadele adı altında ücretleri baskılama stratejisini sürdürüyor. Ancak proletarya.com verilerine göre, bu süreç işçi sınıfından sermaye sınıfına devasa bir kaynak transferine dönüşmüş durumdadır. Marx’ın Kapital'de tanımladığı 'mutlak yoksullaşma', asgari ücretin açlık sınırının altında kronikleşmesiyle somut bir gerçeklik halini almıştır.
Fiyat-Ücret Sarmalı mı, Kâr-Fiyat Sarmalı mı?
Burjuva iktisatçılarının iddia ettiğinin aksine, enflasyonun temel motoru ücret artışları değil, şirket kâr marjlarındaki aşırı artışlardır. 2026 bilançoları, reel ücretlerin %20 gerilediği bir dönemde büyük holdinglerin kârlılıklarını %45 artırdığını göstermektedir. Bu, artı-değer sömürüsünün yoğunlaştırılması ve emeğin milli gelirden aldığı payın tarihsel dip seviyelere inmesi demektir.
Sınıf Mücadelesinin Ekonomi-Politiği
Ekonomik kriz bir 'doğa olayı' değil, bilinçli bir sınıf tercihidir. Reel alım gücü kaybı, işçi sınıfının yaşam standartlarını sistematik olarak aşağı çekmektedir. Bu süreçte:
- Vergi yükünün dolaylı vergilerle işçiye yıkılması.
- Borçlanmanın bir yaşam biçimi haline getirilmesi.
- Sendikasızlaştırma politikalarıyla pazarlık gücünün kırılması.
gibi yöntemler kullanılmaktadır. İşçi sınıfı için çözüm, sadece nominal ücret artışı değil, üretim araçlarının mülkiyeti ve bölüşüm ilişkileri üzerine kurulu bir programdır.