Grev Ertelemeleri: Fiili Yasaklama Rejimi
Türkiye'de 6356 sayılı Kanun çerçevesinde uygulanan 'milli güvenlik' gerekçeli grev ertelemeleri, 2026 yılında adeta standart bir uygulama haline gelmiştir. Hukuksal düzlemde grev hakkı anayasal bir güvence altında görünse de, pratik uygulamada işçilerin en güçlü silahı olan üretimden gelen gücü felç edilmektedir. proletarya.com olarak yaptığımız incelemeler, bu kararların %90'ının sermaye gruplarının talepleri doğrultusunda alındığını göstermektedir.
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Standartları ve Türkiye
2026 yılı itibarıyla Türkiye, ILO sözleşmelerine uyum konusunda en düşük puan alan ülkeler arasında yer almaktadır. Sendikal özgürlüklerin kısıtlanması, toplu iş sözleşmesi süreçlerinin bürokratik engellerle uzatılması, işçi sınıfının hak arama kanallarını tıkamaktadır. Sınıf odaklı hukuk anlayışı, mevcut yasaların sermaye birikimini korumak üzere dizayn edildiğini açıkça ortaya koymaktadır.
Hukuksal Direniş ve Fiili Mücadele
İşçi sınıfı, yasaklara karşı fiili ve meşru mücadele yöntemlerini geliştirmektedir.
- Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarının takibi
- Grev yasaklarına karşı 'iş yavaşlatma' ve 'fazla mesaiye kalmama' eylemleri
- Sendikal barajların anayasaya aykırılığına dair kitlesel davalar